Hakkımızda PDF Bu içeriği arkadaşına gönder

Ne kadar sağlam olursa olsun güneş görmeyen bir evde oturmak ister misiniz? Peki, çok iyi güneş alan ama çürük bir evde oturmak ister misiniz? Çoğu kişinin bu iki soruya da "hayır" yanıtı vereceğini düşünüyoruz. Evin sağlamlığını "bilim", içindeki güneşi de "sanat" olarak kabul edebiliriz. Yaşamımızda hem bilime hem sanata ihtiyacımız olduğunu, ikisinin birbirinin yerine asla geçemeyeceğini, ancak birbirlerinden beslenirlerse, yaşamın benzersiz bir güzellik ve anlamla donanacağını düşünüyoruz.

Bizce bilim ve sanatı en güçlü, en doğal olarak buluşturan, parçası olduğumuz doğadır. Kültürümüzü doğadan almadık mı? İlkel dediğimiz insan topluluklarının canlıların hareketi, havanın durumu ile ilgili doğa gözlemleri bilim tarihimizin başlangıcı sayılmaz mı? "İlkel sanat" dediğimiz mağara av resimleri de sanatın başlangıcı değil mi?

KürekSanatlarında sıklıkla hayvan figürlerinin yer aldığı Alaska Tlingit kabilesinden
Jno Didrickson'un yaptığı balina desenli bir kürek

Şimdi bilimde çok ilerledik, sanatın da ilkel olarak adlandırmadığımız hallerini bulduk ancak ne yazık ki bu ilerlemeler (!) sırasında hepimizin evi sayılacak doğa üzerindeki olumsuz etkimiz de çok büyük oldu. İklim değişikliği, balıkların tükenmesi, kirlilik derken evimiz artık pek güvenli sayılmaz. Bu haberleri duya duya karanlık bulutları çağırdığımız için güneşimizi de yitirdik. Şimdi ne olacak? Çocuklarımıza sağlam ve güneşli bir dünya bırakabilecek miyiz?

Bu sorunun yanıtını bizler de bilmiyoruz ancak gelecek nesillere hem sağlam hem de güneşli bir ev bırakabilmek için herkes gibi sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Sizlerin de katılımı ile büyüyeceğini umduğumuz Kanatlı Balina isimli grubumuzu ve sitemizi bu yüzden kurduk.

Neden balinalar? Neden Kanatlı Balina?

Özellikle yunuslar tüm dünyada bir sürü insanın en sevdiği hayvanlardan. Yunusları, balinaları bizler de çok seviyoruz, ancak hâlâ üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sularında balina olduğunu bilmeyen çok kişi var. Yunusları sevdiğini söyleyen bazı yazar-çizerler de dahil olmak üzere yunus ve balinalar hakkında bilgimiz de çok sınırlı. Araştırmaya ve okumaya ilgisiz bir toplum olduğumuzu konuşuruz her zaman, ancak bunda Türkçe kaynak eksikliği de bir etken olamaz mı? Ülkemizde çalışmalarını yalnızca yunus ve balinalara adamış bir kurum, bu amaçla düzenlenmiş bir site yok. Tabii ki bu konularda önemli çalışmalar yapan, bilgi üreten ve topluma sunan değerli bilim insanları ve kurumlar var. Ancak bizler Türkçe kaynakları biraz daha arttırmak gerektiğini düşünüyoruz. Sitemizi toplumun her kesiminden, her yaştan insanın yunus ve balinalarla ilgili bilgi edinebilecekleri ve katkıda bulunabilecekleri bir iletişim alanı olarak düşünüyoruz.

Gazetelerde her gün doğayla ilgili birçok olumsuz haber okuyoruz. İçimiz sürekli kaygı ile doluyor. Oysa insanın da parçası olduğu doğa, bir yaşam şenliği. Biyoloji biliminin Öztürkçesi de zaten bunu yansıtıyor; " dirimbilim". "Dirim", yaşam demek. "Dirim" kelimesi ayrıca doğanın içindeki müziğe, şiire de göz kırpan bir kelime. Aralarında dünya üzerine gelmiş en büyük hayvan olan mavi balinanın da bulunduğu balinalar ve yunuslar, doğanın yaşam şenliğini bize en iyi hissettiren canlılardan. Denizde giderken teknemizin, şehir vapurunun yanında beliriveren, sıçrayan yunusları görünce keyiflenmeyenimiz var mı? Bizler doğa koruma çalışmalarını sürdürürken gereken gücü, umudu, doğanın coşkusundan almak gerektiğini düşünüyoruz. Doğanın günümüzde sadece kaygı ile yan yana getirilmesini doğru bulmuyoruz.

Common-dolphin-1Tırtak, WDCS / Lucy Ivitsky Molleson AfalinaAfalina, Özgür Keşaplı DidricksonBalinalar ve yunuslar günümüzde çok ciddi tehditler altındaki denizel sistemlerde yaşıyorlar. Kamuoyunun dikkatini denizlerimizin sorunlarına çekmek açısından da balina ve yunusların güçlü bir simge olduğunu düşünüyoruz.

İsmimiz hem sevdiğimiz bu hayvan grubunu hem de bilimi ve sanatı çağrıştırsın istedik. Hayvanlar içinde en uzun şarkıyı söyleyen kambur balinanın yüzgeçleri 5 m! Bu türün Latince cins ismi de zaten "büyük kanat" ya da "büyük kanatlı" anlamına gelen " megaptera"... Diğer deyişle dünyada gerçekten kanatlı bir balina var! Ancak bu tür İngilizcede de "kanatlı balina" olarak anılmıyor. Bu nedenle "Kanatlı Balina" kelimelerinin bir yanıyla düş gücünü, şiiri çağrıştırdığını düşündük. Kambur balina ülkemizde görülmüyor; dahası tüm Akdeniz'de de ancak sınırlı sayıda gözlenmiş. Ancak nasılsa biz bu ismi tüm balinaları, bilimi ve sanatı çağrıştıran bir simge olarak kabul etmiştik, yalnızca bu nedenle bu isimden vazgeçmeyi gerekli görmedik.

John Moran (NOAA) - Kambur Balina "kanadı"NMFS-JRM-20081009-1-028croppedJohn Moran (NOAA) - Kambur Balina

Doğanın şairlere, müzisyenlere de ihtiyacı var

Doğa ile ilgili çalışmalar yapan, yazılar yazanların nerdeyse hepsi bilim insanları ya da bu konulardaki derneklerin çalışanları. Kamuoyuna bilimsel çalışmalarının sonuçlarını uygun bir dilde aktarmak için eğitim çalışmaları yapan kurumlar da var. Ancak ülkemizin nüfusu ve yapısı nedeniyle bu çalışmalar yeterli olmayabiliyor. Hem doğa sadece bilim insanlarının akademik hayatları için, tezler yapılması için mi var? Denizatları tükenebilir, bu durumdan şairler etkilenmeyecek mi? Doğanın müziğini, şiirini en iyi hissedebilecekler müzisyenler, şairler, yazarlar, ressamlar değil mi? Onlar bu çalışmalara yeteri kadar katılıyorlar mı? Daha da önemlisi bu tür çalışmalara destek olmanın yanında doğa temalı kendi üretimleri ve etkinlikleri ile kamuoyuna ulaşıyorlar mı? Böyle duyarlı sanatçılarımız var ancak sayılarının ve özellikle çalışmalara katacakları özgün sesin artması gerektiğini düşünüyoruz. Sanat, özellikle müzik, bilimden daha çok kişiye ve daha etkili bir şekilde ulaşabilir. Doğanın unutmak üzere olduğumuz coşkusunu da bize en iyi şekilde yine müzik hatırlatabilir.

EmineSukranOkudan_DenizatiEmine Şükran Okudan - Denizatı

Tabii ki sanatçılar ve bilim insanları dışında da, başta araştırmacı gazeteci yazarlar olmak üzere toplumun her kesiminin doğa bilimleri ile ilgili sorumlulukları üzerinde tekrar düşünmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Doğayla ilgili kamuoyunun bilgisine sunulan yazılar ve haberlerde gördüğümüz yanlış bilgilerin (örn. sıklıkla balinaların intihar ettiğinin yazılması gibi) önüne geçilmesi için gazetelerin bu konuda donanımlı danışmanlarla çalışması, yazarların doğa üzerine yazarken biraz daha araştırma yapması, toplumumuzda bu konuda bilincin artmasına ve bilgi kirliliğinin önlenmesine yardımcı olacaktır. Bu konulara ilgi duyan ancak bilgisi yeterli olmayan yazarların doğa ile ilgili kişi ve kurumlarla daha etkin bir iletişim içine girmesi koruma çalışmaları için çok etkili bir köprü görevi görebilir.

Son olarak önem verdiğimiz bir konuyu tekrar vurgulamak isteriz. İnsan doğadan ayrı tutulamaz. İnsan doğanın bir parçasıdır. Endüstriyel tarım, ticari av gibi konular yüzünden insanın doğa üzerinde oldukça olumsuz bir etkisi olduğunu hepimizi biliyoruz, ancak doğanın yaşadığı sorunları farklı boyutlarda insanlar da yaşıyor. Kaynakların haksız dağılımı, açlık, kültür üzerindeki baskılar gibi konular yüzünden çok ciddi sorunlar yaşayan heykel1Balina kuyruğu heykeli, Seattle (ABD)insan toplulukları, ülkeler var. Doğa konularına yaklaşırken insanı unutmamak gerektiğini düşünüyoruz çünkü insanlar her zaman doğayla kötü bir ilişki içerisinde olmamış. "Sürdürülebilir "gibi kelimeler halka kimi zaman yeni şeylermiş gibi sunuluyor. Oysa dünyadaki pek çok insan grubu gibi Anadolu insanı da zaten yüzyıllar boyu "sürdürülebilir" bir yaşam sürmüş. Bu düzeni insan bozduysa bile, sonucunda yara alan da, ormanlar, dereler, geyikler yanında aynı zamanda insan değil mi? Yunusla balıkçıyı karşı karşıya getiren şeyin tamamının ve her örnekte insanın açgözlülüğü olduğunu söyleyebilir miyiz? Yunusların kanıtlanmamış bir tedavi yöntemi nedeniyle denizlerden avlanıp alıkonulmasına, ailelerin çocuklarını disko müziğinde dans eden yunusları izlemeye götürmesine sadece yunusları düşünerek mi karşı çıkacağız? Engelli çocuklarını tedavi etmek için paralarını bu tedaviye yatıran çaresiz aileler de, yunusları yanlış tanıyan çocuklar da bizi ilgilendiriyor. Eminiz, sizleri de.

Sperm-whale-1Kaşalot, WDCS/Vicki BrownSperm-whaleKaşalot, WDCS/Cherylle Millard-Daweİnsanın sadece doğayı koruması gereken bir yerde, bir tür efendi olarak durması da, doğayla ilgili sadece olumsuz şeylerin sorumlusu olarak, bir suçlu olarak gösterilmesi de doğru değil. Belki de hiçbir zaman görmeyeceği bir kaşalot (nam-ı diğer Moby Dick) ile ilgili koruma çalışmaları için bağışta bulunan, insanlara balinaları hatırlatmak için balina kuyruğu desenli bir bank yapan da bir insan. Sizler, bizler...

Balinaları, yunusları, denizleri, kendimizi sadece suçlu olarak, doğanın hakimi olarak görmeden korumak istiyoruz. Bu sayfalarda gezinen çocuklar ve gençlerden de ülkemizin yeni nesil balina yunus araştırmacıları çıkacağını umuyoruz. Ne dersiniz? Bize katılır mısınız?